Evvel zaman içinde gibiydim.
Oktay Rıfat'ın şiirindeki dizeleri getirivermişti kelebekler bana, ben evvel zaman içindeyken, orman denizinde..
"..her ağacın arkasından karşıma siz çıktınız
öylesine çoktunuz ki bunaldım yalnızlıktan
rüzgarınız esiyordu dağ taş deli gibi
savruldu kulelere dayadığım merdiven
her köşebaşından karşıma siz çıktınız
öylesine yoktunuz ki ağladım deliye döndüm
kanınızla incelen taşlar yüzüyordu
eski denizleri andıran bulutlarda
sayısız gitmiştiniz ne yazık
evvel zaman içinde gibiydiniz
uzandım yerden usulca aldım gökyüzünü, siz atmıştınız "
ormandı, orman deniziydi, çiçekteydik, daha ne olsundu. bir sürü peri doluşmuş etrafıma, masalların içinden gülümsüyordu bana. gökyüzüne bakmak gerekti, ağaçlara sarılmak, kelebeklerle fısıldaşmak, rüzgarla dans etmek..diyorum ya, daha ne olsun...
kelebekler kalbime değip geçiyor, ben gülümsüyordum, mayıs gümbür gümbür geliyordu, besbelli, kucak dolusu sevgiyle, olan biten bütün acıya inat mutlulukla...sırf benim için değil hem, o acı dolu bir sürü saçmalık yaşayan küçük çocuklar, bütün iyilikler için, hepimiz için...mayıs geliyordu, ben gökyüzüne bakıp, bulutlara el sallıyordum...salıverip bütün güzel dilekleri evrene...

