
Venedik.
Ben gezi yazisi yazamam, yazmayacagim, Venedik gezi yazisi yazarak anlatilacak bir yer degil zira..hele bir de karnaval zamani gittiyseniz...1268 yilindan beri yapilan bir karnaval bu...Su taksisi ile Venedik’e giris yaptiktan sonra, sizi icine alan o atmosfer, sasirtiyor insani...once sasiriyorsunuz etrafinizda gorduklerinize, sonra bir alisiyorsunuz ki sormayin gitsin...sokaklarda maskenizi takip geziyorsunuz, yaninizdan gecen ve sadece gozlerini gorebildiginiz maskeli insanlarin, masal kahramanlarinin, perilerin, buyuculerin size selam vermesine karsilik siz de onlara basinizi hafifce yana egip selam veriyorsunuz...sarap ve limoncello kokuyor sokaklar...siz de baharat ve sarap...yaninizdan tul etekleri ucusarak gecen hanimefendileri, maskeli beyleri goruyorsunuz, gozlerinizi kapatip..”burasi neresi”..diyorsunuz...
Onlarla sohbet ediyorsunuz, gozleriniz onlarin gozlerine degiyor, maskelerin ardindan, mimikleri goremiyorsunuz, tek gozler var konusan..ve maskenin ardindan duydugunuz sesler...
Makyajlar, konfetiler, muzik, icki, renkler, kahkahalar, her yerde....etkileniyorsunuz....onlar size gulumsedikce, siz de onlara gulumsuyor ve bir anda tuhaf bir sekilde yakin oluyorsunuz o yabancilara...sokaklar kalabalik...guzel restaurantlara gidip, guzel yemekler yiyorsunuz, guzel saraplar iciyorsunuz ve siz yemek yerken pencereden bakan “hayalet” maskeli genclerle eglenmek icin disari cikiyorsunuz, guluyorsunuz, fotograf cektiriyorsunuz, sanki onlari coookkk onceden tanirmissiniz gibi...
Gondola biniyorsunuz, tek ses, kurek sesi, gondolcunun sarkilari bazen, bazen isliklari....kanallarda yasanan asklari hayal ediyorsunuz, gulumseyerek...
Siz hic masalin icinde yasadiniz mi? Ben yasadim...aldilar beni, bir masalin icine biraktilar...rengarenk bir masal...
“ The truth is that we must number Venice among the cities of the soul...she has the fatal gift to touch the imagination, to awaken a permanent desire..” Horatio Brown
Istanbul da disi bir kent, Venedik gibi...Istanbul dominantdir, hukmeder, dedigim dediktir...Venedik daha disi bir kent, daha hanimefendi...New York gibi degil, hafif mesrep hic degil Venedik...Icine aliyor, bir daha da kolay kolay birakmiyor...
Chicago’nun masum havasi da yok, masum olmayan, icinde az biraz seytanlik da barindiran kadin gibi kadin bir kent Venedik...
Ask kokusu aldiginiz, tuhaf bir yer...
Dostlar, cok ozel fotograflarla geldim ve bu fotograflari sizlerle paylasmak benim icin cok mutluluk verici birsey. Dilerim begenirsiniz...
Claude Monet, Venedik hakkinda soyle demis: “ But what a shame I didn’t come here when I was a younger man, when I was full of daring “
Ilk fotografta ortadaki lila renkli maske takmis olan, bendenizim...o atmosfer etkiliyor insani, ne yapayim, ben de maskeliler kervanina katildim....
Devam edecek fotograflar...




