
www.flickr.com
|
Monday, January 12, 2009 | Permalink
G i t m e k
evet gitmek istiyorum
nasıl olur bilmiyorum ama tekrar oralara gitmek istiyorum...
delirmiş olma ihtimalim de yüksek.
kızamıyorum kendime, sadece hayal kurmak bu.
yine de, durduramadığım bir şekilde, gitmek isteği içimi kemiriyor.
bir mucize olsa ve ben, gitsem..
doktor, gerçeği söyle, delirdim mi ben??
Thursday, August 21, 2008 | Permalink
şubat bitecek, az kaldı...
siteyi açalı 3 sene oldu bu Şubat'la birlikte...happy birthday Zeynep'in Yeri...
renklerle, hep birlikte kutlayalım doğumgününü sitemin...
' Neden commentlere kapattın? ' diyenler oldu, bilmem...biraz sessiz kalmak ve sadece izlemek istediğinizi düşündüm belki..Ah bu başak burçları, hep başkalarının yerine düşünüyorlar :)
Bu yazı commentlere açık...kutlayalım, paylaşalım diye...doğumgününde, iz bırakın sayfaya, renk verin diye..
rengarenk olsun diye..
Şubat'ın bitimiyle resmen ilkbahara adım atacağız...özel bir ilkbahara hem de..
bir sürü hüzünden sonra, rengarenk, mutlu, kuş dolu, çiçek dolu, barış dolu bir bahara inşallah...
bahar kokusunu yaymaya başladı her yana...çiçekler daha bir çiçek kokuyor şimdilerde..
size teşekkür ediyorum bu doğumgünü vesilesiyle...
bu site sayesinde, dostum olduğunuz, arkadaşım olduğunuz, acıyı, tatlıyı benimle paylaştığınız, varlığınız için teşekkür ederim sizlere dostlar...tam üç yıl olmuş ve biz hep burada buluşmuşuz...
dilerim daha nice yıllar, burada buluşalım, dertleşelim, neşelenelim, paylaşalım..
' sizi tanıdığım için çok mutluyum... '
teşekkür ederim...
ve nice mutlu yaşlara ' Zeynep'in Yeri '... iyi ki doğdun!
Tuesday, February 26, 2008 | Permalink | Comments (44)
Yaz Yağmurları geldi, tam Ağustos sonunda.
tertemiz geldiler. hoş geldiler.
bulutlar dans etti önce, sonra mis gibi bir yağmur. özlemişim.
sonra bir sürü kaza haberi, sel haberleri....
yağmur sevincini yaşarken böyle tatsızlıklar olması ne acı...
ve, bugün Hürriyet gazetesinden sevgili Evrim Sümer benimle röportaj yaptı :))
çok heyecanlandım - belki de televizyon çekimlerinden daha çok :) uzun uzun konuştuk Evrim Hanım'la..bakalım ortaya nasıl birşey çıkacak...kendisine buradan çok teşekkür ediyorum ve diyorum ki Başak burcu olmak ne güzel :) Eylül ayı, başak ayıdır, bizim olsun, güzel olsun, mutlu olsun!
Evet, 3 Eylül Pazartesi günü alır mısınız bir Hürriyet? Seyahat ekinden Zeynep çıkacak, kuş çıkacak :)
Geçen sene yaptığım, Tibet-Butan ve Nepal gezim bana ne çok uğur getirdi...
Fest Tur'a, Nihal Hanım ve Faruk Pekin'e de çok teşekkür ederim bütün beğenileri, destekleri için...
Bu hafta, benim için özel bir hafta.
Uzaklardan bir misafirim geliyor.
ben, bir yandan çocuklar gibi şen, bir yandan pek heyecanlıyım.
pır pır pır bir sürü güzel dilek geziniyor başımda...
bütün uğursuzluklar, belalar uzak olsun diye dualarım yine bizimle.
hayat bazen canımızı acıtıyor ya, hani, parça parça olmuşuz gibi oluyor - uf oluyoruz yani...işte o anlar olmasa, anlamayacakmışız galiba özel ve mutlu anların değerini...
bu yüzden herşeyiyle hayatı kabullenmeyi öğreniyorum ben, büyüdüm galiba..
ne çok emeklemişim, pıt pıt takılıp düşmüşüm, canım yanmış - ardıma bakınca bunu görüyorum, suratımda belli belirsiz bir tebessüm, mis gibi bir Eylül ayına girerken, hayatı olduğu gibi karşılamak ne güzel şeymiş diyorum...
ve şükrediyorum..
hep yaptığım gibi.
Monday, August 27, 2007 | Permalink | Comments (29)
**The city sunset over me
The city sunset over me**
No need for words now
We sit in silence
You look me
In the eye directly
You met me
I think it's Wednesday
The evening
The mess we're in
evet evet...eskilerden bu sefer...
hatırlayacak çoğunuz zaten bu fotoğrafları...ne yapayım kopamıyorum ben onlardan, uzaklara gitme isteğim günden güne artarken, ben...bu kentte, ne ilginç şeyler yaşıyorum...
zaman hızlıca akıp geçiyor
insanlar bir anda kaybolup, bir anda beliriveriyor
hayat desen, o hepsinden hızlı tükeniyor...
yetişemiyorum ben.
sonbahara doğru adım adım giderken birlikte, gönlümden güzel dileklerden başka hiçbirşey geçsin istemiyorum.
yoruluyorum olup bitenlerden, sonra hep diyorum :
' bizi üzen neyse, burda bitsin... '
gülen yüzler, sevgiler, periler eksik olmasın bu haftasonu....
Thursday, August 23, 2007 | Permalink | Comments (14)
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM BU GÜZEL JEST İÇİN . . .
:)
*******
gözümün önünden gelip geçenler...
bir türlü silip atamadığım suratlar...

devamı var..
bu ara yazmayayım fazla , fotograflar daha guzel. . .
Monday, January 15, 2007 | Permalink | Comments (18)
uzun uzun Küçük İskender'in şiir adlarına takılıp gidiyorum şimdi bu fotoğraflara bakarken bir yandan..
yine yavaş açılacak sayfa, kusura bakmayın, zira bir sürü fotoğraf var...görmeniz gereken..sizin için biriktirdiğim..
' çocukluğumdan söz etmek isterim sana, eğer sıkılmazsan. bir gün otururuz evde, ben sana hayatımı anlatırım dakika dakika. Kaç yaşımdaysm, o kadar yıl sürer konuşmam. çay pişiririz.çaydanlığa su yerine votka koyarız sen dilersen.sonra da sen anlatırsın:sevdiğin filmleri, sevdiğin parçaları, sevdiğin canlıları, sevdiğin...Hep sevdiğin şeylerden konu açarsın. Ben sıkılmam. Ben seninle sıkılmamayı seni ararken öğrendim.Seni hayal ederken keşfettim sıkılmamanın azametini.Bir insan, bir insanı sıkamaz. Bir insan canı isterse sıkılır..'
Bu paragrafı daha önce de bu sayfaya yazdığımı hatırladım..
Bu aralar havalar bir güzel, bir kötü, bir sıcak, bir soğuk, geceleri desen dolunay var kapıda, e med cezir de eksik kalmasın, hepsinden biraz yaşamalı..
Zeynep sussun da otursun, fotoğraflarına bakıp bakıp gitsin uzak diyarlara..
bu aralar geceler ' kedi gecesi '..
Hürrem ilgi istiyor, Zeynep - ilgiyi ihmal etme...geceler ' kedi gecesi '..
bir ordan bir burdan yazıyorum, anlatacak çok şey birikmişken, hangilerini kendime saklasam, hangilerini size anlatsam bilemediğimden, ortaya karışık sunuveriyorum...afiyet oluyor umarım..
yazıları mı yeğliyorsunuz, fotoğrafları mı..
zaten ben uzun yazamıyorum..
Sokaklar gelip duruyor aklıma, Namaste yapan çocuklar, pazar yerlerindeki et parçaları, insanlar, kokular..kopamıyacağım kolay kolay sanırım bu gezinin etkisinden..bir sonraki geziye kadar :)

şimdi bu yazı ve fotoğraflar burada bitsin,, ben bir kaç güne kadar yine gelirim oturmaya...bir çayınızı içmeye...ondan şundan bundan sohbet etmeye..
Wednesday, November 08, 2006 | Permalink | Comments (27)
şimdi diyorsunuz ki bu ilk iki fotoğrafta gördüklerimiz de ne böyle :) yo yo yo , hiç ayıp değil..Butan'da bu ' motif ' leri kötü ruhları - şeytanı uzak tutsun diye evlerin üzerine çiziyorlar. neredeyse her evin üzerinde değişik değişik bunlardan görebilirsiniz :) siz de görün diye ben de fotoğrafını çektim!
diğer fotoğraflar da yine seyahatten...aklımda kalanlar..
siz görün istediklerim..
bu aralar yoğun bir iş temposu içindeyim, hayat elimden akıp gitmesin diye araya bir de sosyalliği ( her ne kadar sosyal hayatın yüzde kırkı istanbul trafiğinde geçiyor olsa da.. ) ve de fotoğraf turlarını alınca yorgunluk oluyor haliyle..ama sizi de unutmuyorum, ihmal etmiyorum :)
Bu Perşembe Babylon'da Hüsnü Şenlendirici konseri var, haberiniz var mı :))
-- ve bizi aramıyorsun diye bana sitem eden çok değerli, çok sevdiğim arkadaşlarım...ben sizi seviyorum...çok hem de! hem bi de çok özledimmmmm --
Monday, November 06, 2006 | Permalink | Comments (16)
istanbul'da bu sabah güneşle uyandık..yağmurlarla geçen günler sonrasında, tam şu anda gözüme ışınlarını gönderen güneş Kasım güneşi...Hoşgeldi.
Güneş böyle parlarken ve ben kocaman bir fincan dolusu kahvemi yudumlarken, dedim ki, nasıl olsa fotoğraflardan sıkılmamışlar, e ben de durmayıp devam edeyim...
Bu ay içinde yine bir seyahatim var gibi duruyor, yani benden kurtulamazsınız : fotoğraflara tam gaz devam....






çevrenizden gülen yüzler, kahkahalar, hayatınızdan mutluluk eksik olmasın...
bu arada merak edenler varsa...görüşmek isteyenler veya..Psikiyatrist Arzugül Pektaş Kanra muayenehane telefon numarası 0212-2340809 . . .
Thursday, November 02, 2006 | Permalink | Comments (40)
300. postingi de yapmışım sitede...Bu 301....
ve bir sürü comment, bir sürü ziyaretçi...ne güzel...çok teşekkür ederim hepinize!
Ekim ayı sonlanmak üzereyken en sevdiğim ulusal bayram olan Cumhuriyet Bayramını kutladık, hepinizin Cumhuriyet Bayramını kutlarım...Nur içinde yatsın Ata'm.....biz buradayız...
Gelelim fotoğraflara : Faruk Pekin bizi turun son 2 gününde Nepal'in güzeller güzeli Pokhara'sına götürdü...Ah. ne güzeldi!!! O kadar yorgunluktan sonra, tura katılan herkese cennet gibi geldi Pokhara, göl kenarında muhteşem bir otelimiz vardı, yağmur da yağdı ama ben hayatımda böyle güzel yağmur görmedim..yanında Black Label ile de pek güzel gidiyormuş, test ettim, onayladım :)


Zaman çok çabuk geçiyor...Kasım ayı geldi bile...Yeni bir hafta, Kasım ayına kavuşturacak bizi. Şimdi, ben, yine hiçbir şeyi ertelemeyin diyeceğim....
elimizden geldiği kadar, hayatın tadını çıkaralım da sonra gözümüz arkada kalmasın..yaşadığımız kentin sokaklarında gezelim, insanlara, sevdiklerimize ve belki hatta hiç tanımadıklarımıza güzel sürprizler yapalım diyorum ben...
Malum kışa yaklaşırken istanbul da hareketli...artık kaloriferler yanıyor...yeni sezon giysileri geliyor, cıvıl cıvıl ortalık!
saçımı uzatma çabalarım sonucu bu aralar ben saç tokalarına kafayı taktım :)
her türlü çiçekli böcekli toka var kafamda :)Hepiniz için hayatınızda yaşadığınız en güzel haftayı yaşamızı diliyorum.
Sunday, October 29, 2006 | Permalink | Comments (24)

...domino oynuyorum. Bütün balıkçılar yarım. Bir deniz tarağına kaptıran yarısını soluğu çardağın altında alıyor. Ağzının yarısıyla düşünüyor yerdeki ikiliyle avucunda ikili arayan delikanlı. Denizkızlarının beşikleri martıların çığlıklarında asılı. Yarı kuş, yarı adam, yarı balık, Balık-Adam-Kuş'lar, kanatlarında ateş almak bilmeyen sokak fenerleri bata çıka dolaşıyorlar üstümüzde. - Onların işi postacılarla, diyor biri. Burada pencereler, balık ağları, kediler, zeytin ağaçları, orada kayıkların cam saçlarına takılı salkım saçak deniz canavarları, boncuk boncuk çurçurlar, geceleri sardunyaların ışığında yüzümüzü doya doya görmek için sokak aralarına sokulan kefaller.
- Oynasana, diyorum, koysana ikilini!
Elleriyle düşünüyor arkadaşım. Belki oynuyor ama rüzgardan seçilmiyor.
Oktay Rıfat, ' Balıklı '
Kasımpaşa kıyıları tersane
Bir kız sevdim alimallah bir tane
Herdem sevdalıya kız mız bahane
Top çiçeğim deste gülüm
Canım İstanbul'um
Aman aman bahane
Gittim baktım şıkır şıkır Balıkpazarı
Üç tek attım sarhoş oldum ayak üzeri
Üç doluya üç tanecik badem şekeri
Top çiçeğim deste gülüm
Canım İstanbul'um
Aman aman badem şekeri
Oktay Rıfat, ' İstanbul Türküsü'


Hey gidi İstanbul...
Bu aralar kendimi sevgiye, huzura, O'na ve İstanbul'a teslim ettim...Sokaklar deseniz alıveriyor sizi hemen, kapılar açılıyor birbiri ardına, yüzler gülümsüyor, selamlar veriliyor...
Bu kentin sokaklarına hasretmişim ben...nasıl da özlemişim..
Bu kentin insanlarıymış meğer beni bekleyen...
peki ya siz???
teslim ediyor musunuz kendinizi sokaklara, gülümsüyor musunuz size sevgiyle bakan yüzlere??
ben bu aralar böyleyim...istanbul'la - sevgiyle dolu...
Thursday, October 26, 2006 | Permalink | Comments (44)




Yeter artık Zeyneeeppp, bıktık bu fotoğraflardan diyen var mı :) Varsa söyleyin ne olur :)
hayatımda olup bitenleri anlatacağım dönemler de gelecek, merak etmeyin efendim :) bu gezinin fotoğraflarını tükettiğimde yine yazdıklarımı okumak zorunda kalacaksınız hihihih :)
Haftasonu geldi yine, ne çabuk!!! Sonrası da güzel bir tatil. Hem de en güzeli : Bayram Tatili..
Bu sefer siz gidin gezin, ben istanbul'u bekleyeceğim...Merak etmeyin, biliyorsunuz zaten, biz istanbul'la iyi anlaşırız..ben ona iyi bakarım..
Hepinizin bayramını kutlarım, dilerim güzel mi güzel bir bayram tatili geçirir, güzel anılar, güzel renkler toplarsınız...
Sevgiyle....
Thursday, October 19, 2006 | Permalink | Comments (37)
Sunday, October 15, 2006 | Permalink | Comments (31)