Her yaz başlangıcı aynı olmuyor.
Bazen, yaz başlangıcında, daha önce sandıklara sakladığımız içimizdeki o çocuk ha çıktı ha çıkacak, köşeye kıstırıp duruyor bizi...Sandık ha açıldı, ha açılacak...O aşk, o his, o özlem yaz mevsimiyle bir bakıyoruz, beliriveriyor yanıbaşımızda...Bir sürü keşke, bir sürü dalıp gitme, bir sürü ' bir iyiyim, bir kötüyüm '....Bir dolu yaz, bir dolu aşk, bir dolu sen, bir dolu ben oluveriyor.
Ah, hele bir de Sezen Aksu albüm çıkardıysa da kulağınıza çalınıverdiyse ' o ' şarkı...
Can acıtıyor bazı yaz başlangıçları, biliyorum. Bulutların arasından görünüveren güneşe dönüp yüzümüzü, güzel dileklerimizi yollarken gökyüzüne, doluveriyor gözlerimiz, biliyorum.
Bazı yaz başlangıçları, fazla hoş oluyor....Biz desen, ayrı hoş....
Açıp kollarımızı ağaçlara doğru koşup sarılmalı sanki....Yaprakları öpmeli, sonra en güzelinden bir roze şarap belki...Ah, bak kiraz da çıkmış...
Tamam işte, o yaz başlangıcında biraz Turgut Uyar, Cemal Süreya, biraz Edip Cansever olmalı...Kitap kitap kokan sayfaların arasında kaybolmalı, özlenene, özlettiği için bolca ' küfür ' etmeli...Yeni gelene ' hoşgeldin ' demeli...Sonrasında kocaman bir kahkaha patlatmalı..
Bazı yaz başlangıçlarında, içimiz bir hoş olmalı.
Bu yaz başlangıcı da onlardan....
içi hoş edenlerden...
Değil-miş gibiyse de, yapıverin bi zahmet...Neyiniz eksik....
"...hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride birgün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu? Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken birgün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman aynı firsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız aşklarin hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir. Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir, kendi hayatımızdaki olağanüstü anları olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının, gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani şu karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omuzumuzun üzerinden şöyle bir baktığımız, sonra da boşverip "nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar" dediğinizdir. Oysa o gün, bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız..."
Murathan Mungan
Kocaman olduk hepimiz....2011'in yaz mevsimi geldi....Bulutlara aldanmamak lazım...
Biz kocamansak, yüreğimiz de kocaman, madem öyle, herkese göstermeli onu, korkaklığın lüzumu hiç kalmadı artık....
Sevişmeli, sevmeli, bolca gülmeli bu yaz...
Zeynep'in elinden tutup Alsace'da pazar yerlerini gezmeli, çiçeklere gülümsemeli, hep güzel şeyler dilemeli, üzen varsa bizi, dedim ya, kapıyı açıp uğurlamalı....