

Her gün bir yerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti, cancağzım,
ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...
( A. Kadir, Bugünün Diliyle Mevlana )


' gel, gel;
daha yakına gel!
beni, benliği;
bizi, bizliği bırak!
çabuk gel..
vakit geçirmeden gel!
gel, daha yakına gel!
biz'den de ben'den de vazgeç : gel!
'sen'lik ve 'biz'likl yok oluncaya kadar gel..
öyle bir gel ki;
ne sen kalasın, ne de biz.. '
Mevlana Celaleddin Rumi


' ey aşık! Kendine bak da, insanların işine karışma..
şu şunu söylüyor, bu bunu söylüyor deyip durma..
filan bana diken diyor,
filan yasemin diye çağırıyor, düşüncesine kapılma!
her söze, herkese aldırma; gül gibi kokmaya bak sen..
filan sana kafir diyor,
bir başkası da sana din adamı diyor..
vazgeç bunlardan vazgeç; gözünü aç!
Allah, sana basiret gözü, gönül gözü vermiş!
öyle bir göz vermiş ki,
senin mahur bakışlarına karşı Cebrail'in kanadı bile secdeye kapanır.
şekil ve surete bakma!
ey Hak aşığı neşelen!
seni yükseklere uçuracak kanatların olduktan sonra,
insanlardan sana ne gam var?
ey kendi kusurlarını görmeyip de,
başka insanların iyisine kötüsüne bakıp kalan zavallı!
Allah, senin yardımcın olsun.'
Mevlana Celaleddin Rumi - ( Külliyat-ı Divan-ı Şems )
Evet dostlar..
Mevlana Celaleddin Muhammed 30 Eylül 1207 yılında dünyaya gelmiş...( Bilir misiniz adı Muhammed, lakabı Celaleddin imiş.. ) Bu özel insanın 800. doğum gününü kutlamak için Konya'daydım ve bugün döndüm..Şu anda çok yorgun olmama rağmen, dayanamadım, oturdum bilgisayarın başına...
Oraya gidip, Mevlana'nın doğum gününü havai fişeklerle kutlamaktansa, hissederek, dua ederek kutlamak daha mantıklı geldi bana.
Konya'ya birlikte gittiğim yaklaşık 180 kişilik ekip, oldukça özel anlar yaşayarak geri döndük.
Bir sürü fotoğraf, bir sürü anı...ve ben yine buradayım..
Artık Mesnevi'yi okumanın zamandır diyorum kendi adıma...
Ve sizinle yaşadıklarımı, öğrendiklerimi paylaşmanın..
A ş k 'la...