işte sonbahar. azıcık kaldı. Eylül dergilerini gördüm bugün, pek sevindim.
Bize her mevsim başlangıcı iyi gelir, biliyorum ama Eylül hep bir başka...Siz de seviyorsunuz Eylül'ü biliyorum. 11 Eylül Ganesh'in, 18 Eylül de benim doğumgünüm. Eylül kızıyım ben. Hele bir başlasın, dilekler için ayrıca buluşalım burada...
Maviye düştüm geçenlerde. İstanbul'uma da kocaman akvaryum yapmışlar. Gittim gördüm. Bilmem ki mutlu mu balıklar orada. Bana seyirlik, onlara eziyet olmuyordur dilerim...Sonra Murathan Mungan'ın ' Mavi Efendim Benim' şiiri düştü aklıma. Her maviye daldığımda dizelerine sarıldığım..
"...mavi efendim benim
mutlak aşkın kadife geleceği
bir uyur bir uyanır gözlerin açık sular denizi
kendinden geçerken adanmış gemilerin gövdeleri
uzak tuzlu fenerli
söndürür yakılmış seferlerin geri dönüşsüz geleceğini
kaybolduğumuz ve bağışlandığımız
karalar
baştan kara ettiğimiz
o büyük uzaklıklar
bir daha öne çıkmayacak adlarımız
kimsesizliğin esmer serüvenleri
mavi efendim benim,
kadife geleceğim,
atlas geleceğim,
mutlak bildiğim,
nazarım dağılır kırılır gözlerim uzaktan
uzağa baktıkça gittiğiniz denizleri
bazı denizler daha suçludur diğerlerinden
çünkü bilirsiniz,
herkes geçemez bazı denizleri
vedadır bazı tekrarlar
üç dizede mükerrer mavi
mavi efendim benim,
kadırganızı karaya çektim
bundan böyle kendiniz biliniz beni..."
Sonra, akvaryumda merdivenlerde böyle bir kardeş ile karşılaştım. Yaşasın kostümler! Yaşasın mavi! Yaşasın Eylül...
Usul usul gelecek Eylül, umutsuzluğu bir kenara bırakıp, ben yine fısıldayacağım ona güzel dileklerimi, herkes için, hepimiz için, Türkiye ' Cumhuriyeti ' için, ülkesini satmayanlar için, senin için, benim için, Pakistan için, hepimiz için...
