Hocam,
Sizi ilk tanımam ortaokul yıllarıma rastlar.
Sizi karşımda görünce, nasıl imrendiğimi, anlattıklarınızı dinledikçe nasıl bilgilendiğimi ve nasıl takdir ettiğimi hiç unutmadım.
Küçücüktüm o zaman, ama farkında değildim ne kadar küçük olduğumun, şimdi bakınca dönüp o günlere, anlıyorum.
Karşımda sizin gibi bir aydın, ağzım bir karış açık bakakalmıştım.
Sizi dinlerken, bir yandan sizi ne kadar sevecen ve ne kadar yakın bulduğumu düşünmüştüm.
Çok iyi hatırlıyorum.
Şahaneydiniz.
Şimdi de şahanesiniz.
Ölüm değil ki bu, bir çeşit veda. Başka bir yere gittiniz, el sallayarak bize..
Güle güle hocam.
Türkan Hocam.
Nur içinde yatın.
Bunu ne çok hak ettiniz, biz, biliyoruz.
Bolca Zeki Müren şarkısı dinleyin, hatta bu sefer bolca şarkı söyleyin, ne var çekinecek..
Hani demişsiniz ya ..
' Bizim çocukluğumuzun, Türk Sanat Müziği şarkıları vardır, onları çok severim. Zeki Müren'in şarkılarını severim. Kandilli'de yaşarken Bebek Bahçesi'nde Celal İnce'nin tangolarını, Müzeyyen Senar'ları dinlerdik denizden, onları hala çok severim. Bizim çocukluğumuzun müzikleriydiler. 1940'lı yıllarda, Kandilli Kız Lisesi'nde her öğlen tatilinde müzik öğretmenimiz Mehmet Bey'in valsler çalması, bizlerin kız kıza dans etmemiz büyük bir lükstü. Ben utangaç olduğum için dans edemezdim ama dinlemek ve görmek bile çok güzeldi. Sanatın her türlüsünü çok seviyorum. Yapanlara büyük saygı duyuyorum. Ama hiçbirinde başarılı değilim. Sesi güzel olan arkadaşlar bazen söylemekte nazlanırlar. Keşke benim de sanatsal bir marifetim olsaydı, hiç nazlanmazdım diye düşünürdüm hep.
Renklerden en çok kırmızıyı seviyorum. Bütün renkleri severim ama kırmızı hep başta oldu. Türkün aklı aldadır derler ya!
.... '
Ah hocam, bu yaz mevsimini de görseydiniz keşke, ama yordular sizi..
Ama, biz keşkeleri sevmeyiz, değil mi hocam..
Dilerim, her bir Türk kadını sizin izinizden gider, o çocuklara sizin gibi sahip çıkar.
Ben, sizin gibi bir kadın olmak istiyorum, sizin gibi gurur duyulacak bir Türk kadını.
Yarın, 19 Mayıs.
Sizi alacaklar, yanımızdan geçeceksiniz, sonra ne ilginçtir ki, Bülent Bey'in yanına yatıracaklar sizi..
Selam söyler misiniz?
Nur içinde yatın,
hiç unutulmayacak bir 19 Mayıs olacak bu seferki hocam..
güle güle..