Hürrem bu, tanıyorsunuz zaten.
Uzun zaman oldu, özleyenler vardır dedik Hürrem'le, ' gel ' dedim ' poz ver ' bakalım...
sıcaktı malum, o yüzden pozlar biraz yatay durumda oldu, ama zaten kedi Hürrem, kedilerin kusuruna bakılmaz.
aslında kimsenin kusuruna bakılmaz da, biz bakarız çoğu zaman, değil mi??...
bir sır vereyim, yaz bitiyor diye hiç üzülmüyorum :))))
Hürrem hepinize ' miyav ' diyormuş, çok selamı var.
Ben de hepinize diyeceklerimi diyorum zaten, insan olmak farklı birşey vallahi..
kapıyı açarken, içeriden sesinizi çoktan duymuştur birisi de, karşılamaya gelmiştir kapıya sizi..
bin türlü cilve yapıp mama ister sizden sonra..bir siz varsınızdır onun için...
insan, soğuk havalarda evinde, kedisiyle birlikte oturup, sadece pencereden izlemek ister dışarıdaki dünyayı...
arkadaşlar gelsin, mısır patlatılsın, sıcak çay, belki şarap içilsin, filmler izlensin, sohbetler edilsin ister...
kedisi olunca insan, evinde oturmak ister uzun uzun...
Pek keyif alıyorum evde oturmaktan bu ara aslına bakarsanız, sadece fotoğraf çekmeyi, sokakları, yaşanan anları izlemeyi özledim...
bir sürü film, kitap, dergi, müzik, misafirler ve güzel sohbetler arasında geçip gidiyor kış mevsimi..az kaldı aslında, bir bakacağız bahar gelmiş, pır pır olmuş içimiz...
kendinize iyi bakın..güzel müzikler dinleyip, pencereden dışarıyı izlemeyi unutmayın...
Bir de bunu izler misiniz lütfen? Ben çok güldüm, zira tanidik sahneler var :)
not : kolajin ust 2 fotografi Melih Ozbek tarafindan cekilmistir.
' I am not a friend,
and I am not a servant.
I am the Cat who walks by himself,
and I wish to come into your cave. '
Rudyard Kipling
Ben aslında size bugün daha başka fotoğraflar hazırlamıştım..Başka konulardan bahsedecektim.
Ama, Hürrem'le oturduk bugün, haberleri izledik, azıcık sohbet ettik..İkimiz de çok üzülüyoruz..Haberlerde ne çok ölüm, savaş ve felaket haberi var...Hürrem dedi ki..siz insanlar neyin peşindesiniz..sürekli birbirinizi öldürüyorsunuz..
:(
Yanıt veremedim..
keşke hepiniz kedi olsaydınız da şu tabanca denen, bomba denen, tüfek denen kötülükleri kullanamasaydınız dedi...
Ne de doğruydu...
Sustuk, kaldık..
Sonra dert yandı Hürrem, uzun zamandır benim fotoğraflarımı çekmiyorsun, miyav dedi.
oturduk karşı karşıya, bana poz verdi hanımefendi..neymiş, fotoğraflarını böyle internette görünce çok havalı oluyormuş...
evet, karşınızda Hürrem Sultan..uzun bir aradan sonra..
biz, Hürrem'le birlikte hepinize güzel mi güzel bir haftasonu diliyoruz..bir sürü güzel haber alın bu haftasonu, mutluluktan havalara uçacağınız tesadüfler yaşayın, kazadan beladan uzak durun...
en önemlisi : sevgiyle, barışla kalın..
********Bir yazi okudum bugun... ne diyeceğimi şaştım...Aramızda uzun zamandır olan, ama yazılarıyla, o güzel şehrin anlatılarıyla da şimdilerde dünyamıza giren bir dost o...Canım, çok teşekkür ederim...Şafak 10lu rakamlara düştü, geleceksin de ne güzel olacak hayırlısıyla...sen de iyi ki varsın...desteğin ve pozitif enerjin için teşekkür ederim!*********
insanlar üzerinize üzerinize geliyor mu sizin de...bir karmaşadır gidiyor..farkında mısınız..bombalar patlıyor Eminönü'de, gündüz vakti..yetkililer abartmayın diye açıklama yapıyor..altı üstü yaralanan 4 kişi var...kızıyorum...çok kızıyorum..çok üzülüyorum..
bizi sanki bir fanusun içine koymuşlar da..ne haliniz varsa görün demişler...kafası fanustan dışarı cıkanın kafasına bir tane indiriyorlar hemen...
sokaklarda insanlar birbirinin üzerine çıkacak nerdeyse..şu kornaları hele yok etmeli ilk iş olarak...sokaklar kötü bu ara...sokaklar dolu..sokaklar kirli..istanbul mutsuz...biz de direniyoruz içinde...mutlu olacağız diye.
olacağız ama. biliyorum. biz, mutlu olacağız...özellikle bu haftasonu iyi davranacağız kendimize..sevdiklerimize. Ben Hürrem'e sarılacağım..sonra istanbul'a..Camille'in sevdiği adamı ziyarete gideceğim..Klarnetten çıkan mucizevi melodileri dinleyeceğim..istanbul'a kimseler şefkat göstermiyor, ben göstereceğim... ' Deli Kızın Türküsü'nü dinleteceğim istanbul'a...' gel ' diyeceğim..' beraber söyliyelim..'.. dertleşeceğim azıcık istanbul'la bu haftasonu...kimse onu dinlemezken..ben onu dinleyeceğim...sonra şu ' sleepy ' köpekcik gibi uzanıp istanbul'un yanina, Hurrem'le birlikte, ...kimse bizi rahatsız etmesin....kimse...diyeceğim..istanbul'un koynunda..iki eski aşık gibi, kucaklarında kedicik...ben, mutluluğumu, mutsuzluğumu, deliliğimi istanbul'un kulağına fısıldayacağım bu haftasonu...
E ne yapsin ki, o “ kedi “...ama o bunu bilmiyor. Kendini kesinlikle kaplan zannediyor. En yirticisindan. En ulasilmazindan.
Fotografini cekmek icin pusuya yatacaksiniz.
Umrunda degilmis gibi davranabilir, ama tetikte durmalisiniz, zira oldu istemedi fotograf karelerine yansimak, her an bir tarafiniza “ sivri tirnakli pati “ yiyebilirsiniz.
Bazen sevdirmek istiyor kendini, o zaman dunyanin en masum “kaplan”i...shrek’deki cizmeli kedi bakisi misali...
ben ibook’u kucagima alip kanapeye mi oturdum, o da gelecek, hatta ibook klavyesinin uzerine, illa da kucagima...o da ne oyle, annemin kucagindaki elma resimli kitap mi ki ne??? Ben de bakayim..
Sonuc olarak, uzeri tuy olmus bir ibook klavyesi...oldu bir toplantiya katildim ibookla, icinden tuy cikan laptop..ne guzel, ne etkileyici..
Oldu siyah bir kiyafet giydim, bir saat elimde scoth brite rulosu, dort don dur aynanin karsisinda..
Eve siyah giymis misafir mi geldi, giderken kapida onu da rulolama seansi..
Bizim ev halimiz bu..
Son zamanlarda taranma seanslarimiz basladi Allahtan..buna “simdilik” izin veriyor bizim kaplan hanim.
Kahvaltida zeytin mi yiyoruz, illa ki ona da vermeli, yoksa deliye donuyor, zeytini cok seviyor. Bir de pringles...cips yiyen kaplan.
Her zaman sevemezsin onu
Her zaman mutlu da edemezsin, zira onun mutlulugu kendi icinde sakli..
Benim gibi.
Bir kaplan, bir zeynep, bir de yeni acmis menekse ( hayatimda ilk kez kurumayan bir cicegim oldu ), ev halimiz boyle bu aralar...
Yaz geliyor kente, kaplan Hurrem ve zeynep inatla dip dibe uyuyor geceleri.
Hayat da boyle gecip gidiyor iste..kedi dolu, menekse dolu, peri dolu...