Sevgi ile...

  • ÖNEMLİ DUYURU : FACEBOOK'TAKI PROFILIM BIR ŞEKİLDE KULLANILMAZ HALE GETİRİLMİŞ - Bundan ötürü facebooktaki grubumuz da sanırım artık yok...Bu hatayı düzeltmeleri için bir yazı gönderdim, bakalım...

...

Çektiğim Fotoğraflar...

  • www.flickr.com
    ZeynepK's photos More of ZeynepK's photos

ara-bul :)

  • Google

    baska yerde
    zeynepinyeri.com

şimdiki zaman içinde...

Diyarbakir1

Hindistan

Evvel zaman içinde değil, şimdiki zaman içinde bir gün, insanlar unutmuş sevgiyi..
Herkes birşeylerin peşine düşmüş, para, savaş, güç, hırs, bencillik..
Masal orda başlamış..
kimse içinden gelerek kucaklaşmaz olmuş, gülümsemeyen suratlar doluşmuş sokaklara, karanlık olmuş heryer...
gökyüzüne bile doya doya bakamazlarmış..
seneler önce filmlerde izledikleri felaket senaryolarının içine düşmüş insanlar..

bilmezlermiş, masalmış, rüyaymış, gerçek değilmiş oysa ki..

Kathmandu

Rize

onlar kendi telaşelerinde uğraşadursunlar, bir tek çocuklar farkındaymış bunun masal olduğunun..
bu kötülüklerin geçeceğinin..
herşeyin ileride daha iyi olacağının ve masalın güzel biteceğinin..
çocuklar biliyormuş da ondanmış böyle gülmeleri..

bir tek onlarmış sevgiyi bilen, hatırlayan..
ama sabredeceklermiş...
büyükleri, tek ihtiyaçları olan ve unuttukları şeyin sevgi olduğunu hatırlayana kadar sabredeceklermiş..

sonra çiçek dolacakmış her yer, lunaparklar, sirkler, karnavallar olacakmış..

onlar erecekmiş muratlarına, biz de çıkacakmışız kerevetine..
ah belki o zaman gökten üç tane elma bile düşecekmiş...

* dinlediniz mi...ne güzel...

Şanlıurfa

Güzeller güzeli Şanlıurfa...
ah ne çok sevdim ben orayı..o insanları...
O hanları...Camileri...o şehrin kutsallığını...

Urfa11

Urfa1

Urfa2

düşünüyorum da; bu fotoğrafların anlattıklarını ben size kelimelerle anlatamam ki zaten..Urfa öyle bir yer değil, öyle anlatayım size de, gitmiş kadar olun : hayır...gidip görmek lazım...
şöyle bir güzel yemeklerinden yemek lazım, insanlarla oturup sohbet etmek, çiğ köfte yemeden dönmemek, camileri ziyaret etmek, gidip orayı bizzat yaşamak lazım...

Urfa3

Urfa4

Urfa6

Urfa9

Urfa10

Urfa12

ne çok fotoğraf..
karar vermesi de çok zor oldu size hangilerini sunacağım konusunda...buyrun, seyreyleyin dostlar...

buradan, bu fotoğraf karelerindeki herkese kocaman sevgiler gönderiyorum...fotoğraflarda göremediğiniz, ancak yoluma çıkan ve misafirperverliğini esirgemeyen o özel insanlara da sevgiler, selamlar...
ruhumu aydınlattınız...
sevgiyle.

Savur'dan....

Savur4

Savur

Savur1

" Nasıl oldu da hepsini verebildin bana?" diye sordun, sana yaşamımın en önemli şeylerini teslim ettiğimde - sonra da, güzel bir deyimleme de buldun, bunu yapabilmiş olmamı nitelemek için : " paldır küldür; yavaşca" dedin, benim için.

Doğruydu.

İlişki ancak öyle kurulabilirdi : "paldır küldür" ; hiçbirşey düşünmeden - hiçbirşeyi öndüşünmeden - , hesaplamadan, girişmek birşeye - ama, ' yavaşça '; kararlılıkla, dikkatlice, özenle..

Ya da, ters taraftan: O ' yavaşçalık ' ( yoksa sessizce mi demiştin? ) uzun yıllar sürmüş bir - zorunlu - birikimin sonucu; o ' paldır küldürlük ' de, verilmiş anlık bir - kesin - karardı - ancak öyle....

Öyle olabilirdi ancak...

Oruç Aruoba

Savur2

Savur3

Savur5

Şimdi * Burası neresi...
Burası....Bu fotoğraflarda gördüğünüz yer .... güzeller güzeli SAVUR....
Mis gibi Savur...
Mardin'in Savur'u...
ben de Savur'un Zeynep'iyim zaten...
Ağa'ya ve bütün Savur halkına selam olsun buradan.....bütün misafirperverlikleri için teşekkür ederim...Seneye görüşeceğiz inşallah..

insan, ömrünü Savur'da geçirir...hem de ne mutlu olur...

Savur6

Savur7

Bu aralar ben - hayatı öğreniyorum.
Kendimi tanıyorum , daha da çok - her geçen gün....
canım çok yanıyor bazen..
özellikle son bir aydır, yaşadıklarıma kendim bile inanamıyorum....
ama diyorum ya, öğreniyorum...

bir sürü insan tanıdım şu bir ay boyunca...
demek bu dönem - benim yaşamam gereken -
sonrasında - ardıma bakınca - hayretler içinde hatırlayacağım bir dönem....

büyüdüm ben
koca kız oldum diyordum ya - yalanmış....küçücük bir kız varmış hala içimde meğer....

üzüyorlar onu çok....o küçük kız çocuğu....ah nasıl inciniyor bir bilseniz....

ama artık karar verdi....
en iyisi bir süre - çevrede olup biteni izlemek....
en nefret ettiği şey - hiçbi şey yapmadan oturup beklemek de olsa o kızın....
bir süre - izleyici olması gerekiyor etrafta olup bitene...ve hiç iddia etmemesi gerekiyor : ben büyüdüm diye...

hadi hayırlısı....

Tanrıların Tahtı Nemrut

Nemrut5

Nemrut1

Kommagene..
Sabah daha gün doğmadan başladık Nemrut'a tırmanmaya..ellerimizde fenerler..karanlıktı önce, sonra yavaş yavaş gün ağırmaya başlayınca o inanılmaz görüntüler bize ' hoşgeldiniz ' dediler...Gözlerime inanamadım. Apollo, Herakles, Zeus, Hera, Hermes...bizi bekliyorlardı işte.
Nemrut'a çıkınca hipnotize oluyorsunuz. Orada ' birşey ' var...Anlayamadığım ama bana kendimi çok iyi hissettiren birşey..bıraksalar bütün bir günümü orada geçirirdim..öyle kutsal bir havası var ki...şimdi düşününce bile içimi huzur kaplıyor..Ah Nemrut..Ah...

Nemrut2

Gece yarısıyla başlarmış kutlamalar Kommagene'de..Her sene iki kere..Kommageneliler ellerinde meşaleleriyle dağa tırmanır, Kuzey Terası'nda ve Doğu Terası'nda toplanır, büyük ateşler yakarlarmış Nemrut'da..
Oraya gidince ayak izlerini görmek istiyor insan, gözlerini kapatmak, o dönemlere dönmek istiyor bir an da olsa..Elinizden tutsunlar sizi aralarına alsınlar, anlatsınlar istiyorsunuz..Neler oldu burada? diye sormadan edemiyorsunuz..Kim yaptı bu heykelleri...Nasıl..
Sonra, dedim ya, o atmosfer sizi uyuşturuyor..oturup bir köşeye dua etmek istiyorsunuz...
Bana öyle oldu...Nemrut'da ' dua ' çağırıyor sizi..
Sonra türkü dinlemek istiyorsunuz, güneşin size yüzünü göstermesine yakın, içinizde garip bir huzur, anlamlı bir tebessüm, konuk oluyorsunuz Nemrut'a ve eski sahiplerine...gerçek sahiplerine...
Gün doğumunu halayla ve türküyle karşılıyor insanlar dağda...bakınca gözleriniz doluyor..diyorum işte...O dağda birşey var..var..

Nemrut3

Nemrut4

Nemrut6

Nemrut.
Huzur dolu, masal dolu, yaşanmışlık dolu Nemrut.. Seninle tanıştığım için ve konuğun olduğum için çok mutluyum..Seneye tekrar görüşmek üzere..

****

Haftasonu geldi.
ben bu aralar biraz * ilginç hissediyorum..dileyelim haftasonu iyi gelsin, güzel dileklerimizi eksik etmeyelim e mi...

şu halde olduğumu itiraf edeyim ( bakınız aşağıdaki vatandaş ) ve de hepinize güzel bir haftasonu dileyeyim..gönlünüzden geçen her güzellik yanınızda olsun bu haftasonu..

myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

Hasankeyf....

Hasankeyf1

Hasankeyf4

Bugün gazetede okudum..Ilısu Barajı'nın inşaatı bugün resmen başlıyormuş..
Dicle'nin üzerinde, Hasankeyf'i suların altına gömecek olan o baraj : Ilısu Barajı...
canım yanmadı desem yalan olur...Gidip oraları gördükten, orada yaşayan insanları tanıdıktan, o güzellikleri gördükten sonra...' yağmur olur geçen yıllar, şemsiyen var mı....' diyor ya şarkı..ben de öyle hissettim işte...' bir sabah bir bakıyorsun, herkes gitmiş...'...
Nasıl yani?
..Torunlarımıza, ' bak evladım, zamanında Hasankeyf diye güzeller güzeli bir yer vardı, bak işte bu fotoğraflarda gördüğün yer idi, aman ne güzel idi, amma velakin, sular altında şimdi...' mi diyeceğiz yani...
Bu kadar mı???

Hasankeyf3

Hasankeyf2

Hasankeyf'in sahipleri Eyyubilerin, Artukluların kemikleri sızlıyordur şimdi...Hatta bir dönem Hasankeyf'i ele geçirmek için istilaya gelen Moğol Hükümdarı bile rahat uyuyamıyordur mezarında..
Bize bol geliyor böyle tarihi eserler, doğal güzellikler galiba..baksanıza Zeugma'ya, Halfeti'ye..
Zamanında öyle güzel bir kale yapmışlar ki Hasankeyf'e...çıkıyorsunuz kalenin tepesine, tam bir yaşanmışlık, tam tarih..mis gibi...ah güzel topraklar, ah...

Hasankeyfteayran

Veysivemehmet

Doktorhanimcim

Hasankeyf'e gider gitmez etrafınızı minik melekler sarıveriyor..pır pır pır..bir sürüler..' Hoşgeldiniz abla ... ' diyor her biri bir ağızdan..
Hep birlikte gezdik biz onlarla Hasankeyf'i..Sabri vardı, liseye gidiyor Sabri, orada yerel rehberlik yaparak harçlığını çıkarıyor, Sabri başımızda, ben ve çocuklar arkada..Sabri anlatıyor, biz dinliyoruz..melekler etrafımda pır pır..' Kuzum sen ne olacaksın büyüyünce...? ' - ' doktor olacağım..'...
' Doktor Hanımcığım.. ' diyorum küçük meleğe..aman kikir kikir..çok hoşuna gidiyor..hadi uzanalım çiçeklerin üzerine, ohhh...mis gibi çiçek...
' Ablaaa...sen nerenin fotoğrafını çekeceğini çok iyi biliyorsun vallaha... '....diyor Sabri...bir o tarafa bir bu tarafa koşturuyoruz..
Bir de Veysi var..ilkokul 2. sınıfa gidiyor Veysi, ' bak gördün mü şuradaki ev bizim, bir dahaki gelişine bize gelirsin, çay içeriz, annemle tanışırsın..' diyor Veysi...
Veysi'ye soruyorum büyüyünce ne olacağını...' daha karar vermedim ben.. galiba öğretmen olacağım..'diyor...sonra da beni ağlatan kelimeler dökülüveriyor Veysi'min ağzından..' ama belli mi olur, ben belki okurum büyük adam olurum, İstanbul'a gelir, seni bulurum...'....
Veysi ayrılmıyor yanımdan hiç...Kaleye çıkıyoruz, gezdikten sonra Sabri ve doktor hanım başta olmak üzere diğer meleklerle vedalaşıyorum..Veysi, benimle kalıyor...Evlerinin yerini unutmayayım diye defalarca gösteriyor evi...Küçücük daha Veysi...dondurma seviyormuş, dondurma alıyorum ona, sonra biraz erik...birşeyler yapmalıyım diye geçiyor aklımdan....birşeyler...
O kadar küçük ki..hiçbirşeyden haberi yok daha...
Sonra gitme vaktimiz geliyor...Veysi, otobüsün dışında..kapı kapanmak üzere...' geleceksin değil mi gene ... ' diye bağırıyor...otobüse binmeden önce uzun uzun sarılıp öpmeme rağmen Veysi'yi, dayanamıyorum, yine iniyorum...' yine geleceğim teyzeciğim..söz geleceğim..çay içmeye geleceğim.. ' diyorum...
..Hasankeyf'den ayrılırken..ben...durmadan ağlıyorum...sanırım bir saate yakın ağladım otobüste...
ve ben, Veysi'ye verdiğim sözün üzerine, söz verdim kendime...ben, gideceğim..oralara yine gideceğim...

Ilısu Barajı...hayırlı olsun hepimize..
Veysi...Allah yolunu açık etsin biriciğim..yine karşılaşacağız, söz...
Sabriciğimle hala e-mail yoluyla haberleşiyoruz..( parasını biriktirince Hasankeyf'de bir tane internet cafe var, oraya gidiyor Sabri... )...bilmem, belki Sabri de okuyordur bu yazıları..fotoğrafları görmüştü zaten daha önce..
kendinize iyi bakın e mi....

kaç okyanus geçtim böyle....

Onlar1

Amca2

Amca1

Amca3_2

. . .
anlarsiniz siz beni....

Gemiler Gibi...

Cancagzim1

" Gel otur yanıbaşıma, anlat İstanbul
Sokakların dili yok mu kendince
Uzan denize karşı, çek sabah dumanını
Sarayların sahibi kim kaldı
Gemiler gibi dünya, gemiler gibi hayat
Gemiler gibi sevda, geçip gidiyor.... "

Hüsnü Arkan

Cancagzim2

Cancagzim3

' Ezginin Günlüğü ' gerekiyormuş demek. Hiç aklıma gelmemişti. Onu beklemişsin. ' Dargın Mıyız ' çalsın istemişsin. - gökyüzü bazen ciğerime doluyor.... -
- öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam
...eksik birşey mi var, anlayamam...bak çayım, sigaram, herşeyim tamam...
..kalksam duraktan dolmuş gibi
arka koltukta unutulmuş gibi
Terliklerimle, gelsem sana....Sonunda aşkı bulmuş gibi....-

durmuşum uzun zamandır. durmuşum da beklemişim. kaçmışım kaçabildiğim kadar.
sonra sen oturmuşsun okumuşsun bütün bunları, bir yandan inkar ederek.
şimdi gülümsüyorum, her birini okuduğunu bilerek.
' Dargın Mıyız ' çalıyordu bugün, duydun mu...
ah dinlesen, ne çok seversin.

Can Baba yazmış, almış Hüsnü Arkan, beste yapmış üzerine..sonra olabilecek en güzel şey olmuş. bir varmış, bir yokmuş, hayat Zeynep'in önüne sürprizler sermiş, şükret demiş Allah...
şükretmiş Zeynep...çiçek miçek açmış, ortalık mis gibiymiş...

" Bu sabah uyanırken tam
Karşıma çıktın
Bu sabah uyanırken tam, Kara karaydı gözlerinin akları
kara karaydı gözlerin...
....
Bu sabah uyanırken tam
Sana üryani eriği hoşafı yaptım
yanına domatesli pilav
yemedin
..... "
Can Yücel

Cancagzim4

- sen şimdi gerdanını maviye
göğsünü bir yelkenliye
gönlünü ilk önüne çıkan yaz seferine
bağlamışsındır...ah...
vurunca dibine sakız rakısının
biraz da ağlamışsındır... -

Sezen Aksu

Şarkılara, melodilere daldım ben bu ara. Sonra şükrettim..
Sonra, sonra : fotoğraflarda gördüğünüz dede düştü aklıma...onunla güzelim Şanlıurfa'da Gümrük Han'da karşılaştım...O Arapça konuşuyordu, ben Türkçe...ama bana öyle güzel, öyle temiz baktı ki...içim şenlendi, sonra kocaman bir hüzün kapladı içimi...ah dedim...herkes gelip görse seni...herkes baksa senin gözlerine..
oturdum yanına, baktım uzun uzun, peşinden pıt pıt koştum, güldürdüm onu...90 yaşındaymış, Maşallah..ah dedeciğim, bir bilsen içimde ne fırtınalar var, ne güzel bunları yaşamak...sen de kimbilir neler yaşadın gençken...Allah sana uzun ömürler versin, en güzelinden...ve teşekkür ederim..ruhunu bizlerle, bu karelerle paylaştığın, bakışlarını bizden esirgemediğin için....
çok teşekkür ederim cancağzım...

sonra dostlar, size olur sözüm...derim ki, gidin oralara...Mardin'e, Diyarbakır'a, Antep'e, Urfa'ya, Erzurum'a, Batman'a, Van'a, Kars'a...Doğu'ya işte...Doğumuza...bakıyorum da ..sanki üvey evlat muamelesi yapıyorlar oralara...ah..hayır...oralara öyle güzel ki.. öyle biz ki...öyle aşk ki...o kadar çok yer gezdim...biliyorsunuz, şu ana kadar gördüğüm en güzel yerler oralar..ben, yine gideceğim hayırlısıyla...siz de gidin ne olur. Gidin, oturun sohbet edin insanlarla, gözlerinin içine bakın, ah neler göreceksiniz, neler dinleyeceksiniz...hayat mı dediniz, orası hayatın ta kendisi....

' ama olsun, acılar adam eder adamı.... '

gEçeR...

" öylesine kırılmış ve öylesine yanlış ezberlemişim ki dünyayı, durmadan sana kendimi saklıyorum..." Cezmi Ersöz

Harran2

Harranda1

" Oysa en çok siz de soluk alıp veriyorsunuz diye sevdim ben yaşamı. Yaşamın ona kendinizi eklediğiniz yerlerini sevdim en çok. Dokundukça çoğalttığınız, sevdikçe çoğaldığınız yerlerini. .Bu şehirden her ayrılışınızda arkanızda bıraktıklarınızı topladım birer birer. Oturduğunuz çay bahçelerinden, yürüdüğünüz sokaklardan, ıslandığınız yağmurun damlalarından topladım sizi. ... " Cezmi Ersöz

Harran4

Harran3

Harran6

Özlem, yarın neler olacağını bilmeden,
yarın, hep, dün olmuş olanların -
bugün, olmasını , ister...

Özlem, zamanı, karıştırır, işte...

Özlem, zamansız olmak ister -
olur da....

-----

Özlem, uzaktan, saatlerce zamanın ve kilometrelerce uzamın ötesine uzanıp
- yanıt alamayacağını bile bile - sorar;
" şimdi orada, yattın mı - rahat mısın?-
uyu artık-"...
"Allah rahatlık versin -"...

-----

Özlem, yeri gelir, buruşturulup bir kenara atılmış boş sigara paketi gibi olur - öyle hisseder kendini özleyen...

-----

Özlem sana, yanlızlığının değerini de öğretir, yakıcılığını da...

Oruç Aruoba

Harranson

Harran5

Bu fotoğraflar - sevgi dolu, aşk dolu - fotoğraflar..
özlem dolu..hayat dolu...hayata bakışımı, herşeyimle kendime bakışımı değiştiren diyarlardan fotoğraflar..
Bu nedenle, bu fotoğraflara baka baka.. kitaplarımın arasına gömdüm kendimi bir süreliğine...yine.

bilmem siz bu fotoğraflarda ne görüyorsunuz...

' yazdıklarımı siliyorum bu ara...
bu satırları bile silebilirim belki birazdan..'

... o kadar çok şey var ki içimde ... kulaklarımda hiç silinmeyen bir ses ... telefonun öteki ucunda ...
dünyanın kimbilir hangi ucunda...

biraz siyah - beyazım bu ara - biraz arabesk - biraz uzak
biraz şarabi...
belki biraz kaçak. öfkeliyim belki hatta.
Şişli'nin bu ana caddesine çok kızıyorum, Şişli'yi Taksim'e bağlayan, seni karşıma çıkaran bu caddeye.
İnadına her gün geçip karşıma gülüyor...' nasıl oyun ettim sana ' diye...sırtımı döndüm caddeye, bakmayacağım artık.
mavi fotoğraf desen, silmek istiyorum, silemiyorum. öyle güzel bakıyorsun ki o fotoğrafta.
diğerini sevmiyorum, koca adam gibi çıkmışsın, böyle hiç olduğun gibi değil bence..
sen yaz, ben usulca okuyayım istiyorum..hiç yazmadığın kadar uzun.
--- farkında mısın, benim için hiç yazmadın .... ----

: bu biraz da iç döküş...
içe dönüş...
arada olur.
sonra geçer.
zaman alır.
ama geçer.

Nazlı..

Nazlicimm

Nazlicim2

Bir köy..Otobüs durdu, indik hepimiz. Köyde görülmesi gereken bir yer var, tamam yürüyoruz..Köy, terkedilmiş ev, çiçek ve ağaç dolu..Ben her zamanki gibi grubun arkasında kalıyorum, uzaktan bir kuzu sesi ' meeee, meeeee....' Sonra az ileride küçük bir çoban ve koyun sürüsü...Arkama dönüyorum, bir sürü çocuk, ' hoşgeldin ' diyor bana...Gülümsüyorum...hemen başlıyoruz sohbet etmeye, okul yokmuş köyde, bir servis gelip onları komşu köye götürüyormuş, aslında okul varmış da, öğretmen göndermemişler..Köyde fazla çocuk var oysa...
Yanımızda koyunlar, keçiler, meliyen o tatlı kuzu...
Sonra bir anda Nazlı çıkıp geliyor..
Biri ' Nazlı ' diyor...Ben de ' hoşgeldin Nazlı ' diyorum...' sen benim adımı nerden biliyorsun bakalım ' diye çıkışıyor bana...
Nazlı'nın bir de abisi var..Büyüyünce 2 tane fotoğraf makinası ve son model araba alacak o..
Nazlı da öğretmen olacak.
Kübra, kaşlarını beğenmiyor, fotoğraflarda çirkin çıkıyorum diyor.
Nazlı'nın abisi ( yaklaşık 11 yaşında ) fotoğraflarımızı çekiyor benim makinalarla..sıraya dizilip, poz veriyoruz hep birlikte, hatta ' peeeyyniiirrr ' diyoruz ve kikirdiyoruz..
Kulağıma gelen hep o melodi..Erkan Oğur..' pencere önü çiçeği..'
Nazlı'nın elinde boncuktan yapılma bir minik kuş..' baaaakkk ' diyor sürekli...
şımarıyoruz birbirimize Nazlı'yla...arada sarılıyoruz, öpüyoruz birbirimizi..Elimden tutuyor, köyü gezdiriyor..
Sonra bir ağaç altında serilmiş battaniye üzerine oturuyoruz, sohbet ediyoruz..dalıp gidiyoruz sustuğumuz zaman..Nazlı da fotoğraflarımı çekiyor...halbuki boyundan büyük neredeyse benim makinalar..kikirdiyoruz...

Nazlicim1

Nazlim6

Nazlim7

Nazlicim3

Nazlı'm...Allah seni nazarlardan korusun...
Allah yolunu açık etsin birtanem...Seni, ağabeyini ve arkadaşlarını tanıdığıma çok ama çok mutlu oldum canım benim...

Allah bana senin gibi tatlı bir kız çocuğu versin...

.....

Evet dostlar...Malumunuz 8 Haziran'da bir dia gösterim var ve artık ciddi olarak ona konsantre olma zamanı değil mi ama :)
Gelirseniz çok sevinirim, biraz fotoğraflara bakar, güzel müzikler dinler, sohbet ederiz, fena mı olur :)
Bana şans dileyin...

Diyar-ı Masal...

Zeynep

Diyarbakir1

Diyarbakir2

Diyarbakir3

Diyarbakir4_2

Diyarbakir5

Diyarbakir6

Diyarbakir7

Diyarbakir8

Diyarbakir9

Şahit oldular...Bu yüzlerin, bu ruhların hepsi şahit oldu..Olsun varsındı, o dedeciğin gözleri görmesindi, belki de diğerlerinden daha çok gördü beni, belki de bu yüzden ' nereden geldin kızım ' dedi de... yanına diz çöktüm de konuştum onunla uzun uzun...Belki de bu yüzden hiç ayrılayım istemedi oradan, konuştukça konuştu benimle...

Diyarbakır'dı, Amidi idi...Diyar-ı Bekr'di....Diyar-ı Sen'di..olacak gibi değildi, masaldı, Diyar-ı Masal'dı...

Ve ben Diyarbakır'daydım, senin şehrinde.

Herkese selam vermek, herkesle sohbet etmek isteyen bendim, gözler, ruhlar sevgi doluydu, her köşede sen vardın. Arada kovalamaca oynuyorduk seninle, bazen saklambaç, bazen yakan top...kazanan sen ol istiyordum bütün oyunları, saklandığım yerde buluver beni istiyordum...

O dedeye de sen mi demiştin...koş git Zeynep'e o gülü ver de sevinsin diye...

Sen mi haber göndermiştin, Zeynep geliyor diye..Bu yüzden mi o şenlikli ruhlar etrafıma doluşmuştu...
Bu yüzden miydi o baharat kokusu...bilmem...

Işık Doğudan Yükselir..

Diyarbakir2_2

Diyarbakir3

Diyarbakir4

Diyarbakirgulu

Diyarbakr

Gelincikler

Tatlilar

dediler ki..Diyarbakır'da dikkatli ol...insanlar agresif, insanlardan uzak dur...bunu bana dediler...
Ben, gittim, gördüm,....Diyarbakır'dan başladık gezmeye...benim aklımda hala Diyarbakır...
Diyarbakır beni güllerle karşıladı...sanki biri onları tembihlemişti de...gül hediye edin Zeynep'e demişti..sokakta ayaküstü sohbet ettiğim dedeler, çocuklar bana güller hediye ettiler .... insanlar gülümseyen yüzlerle baktı hep bana...selam verdi, hoşgeldin dedi... ben aşık oldum Diyarbakır'a...

anlatacak çok şey var..bir o kadar da yok...gidip görmek lazım dostlar..gidip o insanların - insanlarımızın - kardeşlerimizin yüzlerine gülücüklerle bakmak, onlara sarılmak, onları öpmek lazım dostlar..
yaklaşık 5000 adet fotoğrafla döndüm seyahatimden...bu fotoğrafların büyük bir çoğunluğuna Flickr'daki adresimden ulaşabilirsiniz..5000 tanesini paylaşamasam da elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım sizlere oraları..

Her ne kadar bir grup tanımadığım insanla oraları gezmiş olsam, her ne kadar o insanlar otobüste ay çekirdeği yemiş olsalar, bira içimiş olsalar, sakızlariyla balonlar yapmiş olsalar da..
unutuyorsun bütün bu zırvaları bir süre sonra..
unutuyorsun otobüsten inip de..o sokaklardaki yüzleri görünce...

keşkelerimi, hüzünlerimi, anlamsız hayallerimi bıraktım oralara...bıraktım, toprağa gödüm de geldim...

şimdi, artık herşeyin çok farklı olma zamanı...

sizi bunaltacağım belki bir sürü fotoğrafla...ama çok paylaşmak istiyorum sizlerle yaşadıklarımı, hissettiklerimi...

fotoğraf makinam ve ben oradaki bütün ' can ' lara teşekkür ederiz...bütün sevgileri, çoşkuları, dostlukları, paylaşımları için...
ve söz...geri geleceğim...