Istanbul ' dişi ' dir ya hani, kadın kadın, cilveli cilveli...Mumbai, onun erkek versiyonu. Istanbul, sana cilve yapar ya hani, Mumbai, sen ona cilve yap istiyor. Gönlünü al, güler yüz göster, baştan çıkart, kadın erkeğine nasıl davranırsa, öyle davran istiyor...Öğreniyorum. O öğretiyor. Öğrenmezsem, öğrenmek istemezsem, ne anlamı kalır ki... Hiçbir seyahate benzemiyor. Hani şarkılar söyleye söyleye elimizde fotoğraf makinaları, ' Hindistan'a ' gidiyorduk ya, burada yaşamak hiç öyle değil...Şarkı söyleye söyleye geldim yine evet, ama bu sefer daha farklıydı herşey Mumbai ile karşılaşmamızda....
O da biliyordu belli ki, taa en önceden, biliyordu...
Yazdığı mektubu yastığımın altına koymuş ve ' masala çayı içerek ve sandal ağacı tütsüsü soluyarak oku ' diye yazmıştı zarfın üzerine...
' Bu kez, öyle bir geldim yıllık izinde, fotoğraf çekeyim, ruhumu dinlendireyim yok Zeynep, şimdi sen, koynuma girmeye geldin, kendini bana teslim etmeye geldin, Zeynep...''
Herşeye hazırlıklı olman gerekiyor...
Ama bunu yaparken, kalbini açman, gerçek olman, gerçekten ' gerçek ' olmanın ne demek olduğunu anlaman gerekiyor...
Öğreneceksin...Öğreteceğim. Kedini özleyeceksin, anneni, hiç özlemem dediğin detayları..Hep, benim koynumda yaşayacaksın bunları...Bir yandan beni tanırken, bir yandan kendini tanıyacaksın. Seni seveceğim, seni sana anlatacağım, seni sevdiğimi bileceksin, asla saklamam sevgimi, sabah kırmızı güneşimle kucaklayacağım seni, sen kırmızı rujunu sür de işe git isteyeceğim, sokakta karşılaştığın insanlara gülümse isteyeceğim...Ama gerçekten öğrenmeni ve yapmanı istediğim tek şey olduğunu zamanla anlayacaksın...' Kendini sevmen, Zeynep. ' - Ben, senin o hep dizginlediğin, kontrol altına alıp, korkularla, endişelerle boğduğun kalbini, ruhunu açmanı, kendini bütün olarak, olduğun gibi sevmeni öğreteceğim sana...Bunu yapman için, önce seni sana tanıtacağım...Hiç kolay olmayacak. Çünkü burası Hindistan. Seni zorlayacağım. Ama akşam olup da başını yastığa koyduğunda, başını koyduğun bir yastık olduğu için şükrettiğini göreceğim, göreceksin...Sen bile şaşıracaksın...
Ben, sana iyi bakacağım.
Tek şartla, aç kalbini. Bırak - bırak o dizginleri.....
Üçüncü haftan doldu, bir bakacaksın seneler geçmiş, bir bakacaksın, bambaşka herşey...
Sen ağaçlara sarılırken, ağaçların da sana sarıldığını anlayacaksın, hissedeceksin....Aşkla geldin, aşkla kalacaksın burada....Aşkına ihanet etmeyeceğim, çünkü biliyorum ki o aşk, senin bütün hayatını değiştirmene, bana teslim olmaya gelmene neden olandır...Dualarına, kalbine her zaman güven, duaların seni hiç yanıltmayacak burada...Karşına çıkacak kahramanlar daha şimdiden gülümsetiyor seni, mutlu ediyor, görüyorum....Bekle bak daha neler olacak, bak daha neler yaşayacağız seninle....
Beni çok sevdiğini, deli gibi aşık olduğunu gözlerindeki o ışıktan anlıyorum....Gözlerini kaçırma hiç....Aşk, saklanabilir mi hiç, kendini aldatma...Bu evrende, her duygunun, her duanın bir karşılığı vardır....Sakladığını sandığın aşkların bile...Esas olan, o karşılığı görebilmek ve onun için herşeyi göze almaktır...
Şimdi, bırak herşeyi, öğrenmeye bak.....Keyifle, aşkla...
İyi ki geldin....
Çok eğleneceğiz...( Sanırım eğlenmeye başladık bile! )
Mumbai.....Maharashtra'nın başkenti...Hindistan'ın en kalabalık kenti...Sevgilin. "
