biz buna ruh çalkantısı diyoruz.
hani denizde de olur ya bazen, anlamsız bir kıpırtı, bir çalkantı.
bir türlü durulmaz, içinde yüzmesi de sabit kalması da zordur. keyif de vermez.işte ruh da bazen çalkantıya düşer.
zeynep de bu çalkantının içine.
zeynep, bu çalkantının içine düşünce, bi halta benzemez. Kimseye de farkettirmek istemez ama çalkantının nedeni aslında içindeki kuvvetli rüzgardır. Açık kapılar ' ceryan ' yapar. Zeynep üşür, çalkantılı su da onu bunaltır.
ruh tutması da denebilir. Emedur filan da hiç işe yaramaz. Ruh çalkalanmıştır, tutmuştur bir kere, bulan dur.
Sonra, tatillerdeki gibi, büyük ihtimalle, bir sonraki gün, sular durulmuş, ortalık çarşaf gibi olmuş olacaktır, ancak çalkantılı zamanlar pek uzun gelir, geçmek bilmez hainler. O beklenen sabah bir türlü gelmez.
işte ondan, çalkantılı zamanlardan biri.
ruh çalkantısı. ruh tutması.
çalkala yavrum çalkalaaaaaa...
