Hindistan / Keşmir eyaletinin en doğu ucu...
Batı Himalayalar ve Tibet Platosu arasında bir cennet...Ladak..Kelime anlamı ' Yüksek Geçitler '..Himalayalar....Baktığımda ürperdiğim, gözlerimin dolduğu, güzeller güzeli Himalayalar..Seneler önce Everest'i gördüğümde, ağladığımı hatırlıyorum..( tamam bazen fazla sulu göz olabilirim - ama bu Himalayalar bir başka.. )
Istanbul'dan Yeni Delhi'ye, oradan da Ladak'ın Leh'ine uçarak başladı seyahatimiz..
Bölgeye ' küçük Tibet ' de deniyor, zira gerçekten Tibet'den daha Tibet..Tibet hakkında daha önce de bahsetmiştim, Tibet benliğini korumasın diye uğraşıyorlar ve başarılı oluyorlar maalesef ' diğerleri '...Dünya düzeni..Hep aynı...
Tek diyeceğim, Asya kıtasına hayran olduğum...
Ve defalarca gitmek, karış karış gezmek istediğim oraları..
Size burada son günlerde sunduğum ' Küçük Tibet ' gezisinden fotoğraflar, Ladak ve Dharamsala ve ayrıca Amritsar'da çekilmiş fotoğraflar.. Bundan sonra devamı da gelecek. Ben susacağım, fotoğraflar anlatacak hikayeleri size..
Bunun gerçekten farkına vardığım zaman, biraz daha ' gizli kapaklı ' yazmaya başlamışım, çekinmişim galiba biraz..Bu dönem tam da fotoğraf çekme tutkumun zirveye ulaştığı dönem olduğu için, şanslıymışım ve ortalığı fotoğrafa bürüyerek, suskunluğumun üzerini örtmüşüm..
Sanırım, bu biraz daha böyle gidecek..
Suskunluğumun üzerini fotoğraflarla örteceğim bir süre daha, izninizle...Bundan yana bir şikayetiniz olmadığını biliyorum, teşekkürlerimle..
Tabii bu suskunluk, bu gece hayatımda pişirdiğim en berbat tada sahip çorbayı pişirip, kahkahalarla güldüğümü * ellerimin zencefil kokmasına bayıldığımı * pijama ile işe gitme hayalimi * kalbimi kimseciklerin pır pır ettirmediğini ve bundan ötürü sinir olduğumu ( yaşlanınca çok aksi bir ihtiyar olacağım - söylemiş olayım ) * Atatürk Havalimanı'nda vakit geçirmeye ve uçağa binmeden önce loungelarda içki içmeye ( e malumunuz, Zeynep uçaktan korkuyor.. ) bayıldığımı * hep gitmek, hep uzakları görmek istediğimi * bu aralar kitap okuyamadığımı, Tim Burton'ın ' Alice Harikalar Diyarında ' filmini göreceğimiz günü iple çektiğimi sizinle paylaşmayacağım anlamına gelmez..
Susarım susarım, sonra bir bakmışsınız, oturup size bir masal anlatmışım yeniden...
Murathan Mungan'ın dediği gibi..
' ...Telvelerin gölgesinde koca bir yaz geçti. Kendinin bilincinde olmanın huzursuzluğuyla fal bitti. Tanrı beni tanımıyor ya da fal bitti. Suya tutmak gerekir şimdi..'

