Her yaz başlangıcında, yaz da ben de çekiniriz biraz birbirimizden..
Çok sokulmayız birbirimize, şımarıklığa gerek yoktur, yazdır, gelecek ve de geçecektir, abartmaya hiç gerek yoktur.
Yaz da bana temkinli davranır.
Yazın ortasına, Haziran'ın iki rakamlı günlerine doğru aktıkça, alışırız birbirimize, ufaktan şakalar, sürprizler yapmaya başlarız..
Güzel dönemlerdir.
Nazar değmesindir.
Size de olur mu bilmem, Haziran da ben de, güzel birşey olunca, birileriyle paylaşmaktan çekiniriz, sanki büyüsü bozulacakmış gibi gelir. Halbuki içimizden çığlık ata ata, bağıra bağıra, kikirdeye kikirdeye söyleriz olan biteni, ama nedense kimselere anlatamayız..
Dedim ya, bizde bir temkin var ki, sormayın!
Neyse, Temmuz'un gelişi ile, iyice coşarız :)
Sizi de bekleriz!
Bayılıyorum Atilla Ilhan'a, nur içinde yatsın..
Bu şiiri de bana mı yazmış nedir..
zeynep beni bekle / gece ağaçlarına
yağmur çiseliyorum / cam tozu su beyazı
yalnızlığını mutlaka değiştireceğim
bir yaprak halinde süzülüp saçlarına
eski teşrin'lerden / kederli kırmızı
zeynep beni bekle mutlaka döneceğim
söyle kim önleyebilir buluşmamızı
geceleyin ışıkları söndürdüğün zaman
benim şiir kitaplarından sızan aydınlık
elinde uyuyakaldığın heyecanlı roman
pancurların çarpıldığı lodos geceleri
rüzgârın değil benim / pencerendeki ıslık
her akşam koridordaki ayak sesleri
yanlış çaldığını zannetiğin telefon
zeynep beni bekle mutlaka geleceğim
hem bu ne ilk ayrılığımız ne de son
pikapta eminağa acemaşirân saz semaisi
sokakta çocuklar saklambaç hırsız polis
hayat akıp gidiyor olsam da olmasam da
saati durmamalı ufak sorumlulukların
resmi bırakmadın ya / son çektiğin hangisi
bak mektuplar birikmiş yine masamda
fakülteler açılacak bak bugün yarın
zeynep beni bekle mutlaka geleceğim
başladığımız filmi birlikte bitireceğiz
kim ne derse desin içimde delice bir his
.
Attila İlhan
