televizyonu açıp, televizyondan izleyebilirsiniz, hatta çocuklar okuldan gelince, yemek yerken, hep beraber izleyin.. ' aaa..bugün de okulu vurmuşlar.. ' diyerek, var mısın yok musun programına zaplayın sonra..
girip sıcacık yatağınıza uyuyun sonra.
eee..tabii : bunlar hayatın gerçekleri, birileri birbirlerini öldürürler : onların dini farklıdır, dili, ırkı farklıdır..bırakırız, öldürürler birbirlerini, sonra unuturuz..
kimsenin dini, dili, ırkı umrumda değil.
vallahi değil.
tek umrumda olan çocuklar ve masum insanlar.
tek umrumda olan o insanların, hele hele çocukların gerçekten ' kötü ' şeylere şahit oluyor olmaları...
nefretin, birbirini öldürmenin, savaşın, ' din - dil - ırk ' farklılığının ne demek olduğunun ( tırnak içinde ) öğretisinin içine düşmüş - geleceklerinde nasıl bir yaşantı içinde olacağını bilemediğim çocuklar..tek düşündüğüm onlar..
savaş.
senden nefret ediyorum.
şiddet.
senden nefret ediyorum.
ve insanoğlu : seni de bu dönemlerde hiç sevmiyorum.
kaplumbağa gibi oluyorsun bu dönemlerde : kabuğuna çekilip, görmüyorsun, duymuyorsun.
farkında mısın?
' ölüyorlar... '
' öldürüyorlar...'
silahları icat etmişler ya, bombaları, tankları, füzeleri...
sevgi, barış, aşk, mutluluk, çiçek, böcek, onlar da nesi...
ah çocuğum, ben bir tek senin için üzülüyorum...
içim acıyor.
utanıyorum.
bu değil aslında yaşam.
ama söylemesi kolay, göster, anlat yaşamın esasını dersen, bilmem ben, unutma : kaplumbağayım ne de olsa..
kabuğuma saklanırım.
bir ara, vakit bulursam anlatırım.

