Gitmek...
' My Marlon and Brando '
Hüseyin Karabey'in filmi, 14 Kasım'da vizyonda olacakmış..merak ediyorum, güzel olacak biliyorum..
bizim gerçeklerimize ait bir film, dünyanın bir sürü yerinde ödül alıp, şimdi Türkiye'de gösterime giriyor...
pek heyecanlı..
gerçi şimdiden başlamış tartışmaları..
yahu : aşkın tartışması olur mu...aşk millet, dil, din tanır mı?
aşkı bilmek, ' anlamak ' bile ne büyük kabiliyet bu aralar, farkında mısınız...
hem herkes aşkı bilse, sevmeyi becerse böyle olur muydu halimiz..
gelsin de film gidelim, görelim...
yine benim bıcırıkların fotoğrafları var bu sefer..
dayanamıyorum ne yapayım, evet, keşke Noel Baba olsaymışım..
yılbaşında gelir, bir daha da gitmezdim herhalde, geyiklerimin peşi sıra gezer durur ( kendimi Istanbul trafiğinde o halde düşünemesem de ), bıcırıklara hediye dağıtırdım..
buldum : ben Noel Baba olmak istiyorum...
mümkün mü acaba?
nereye başvurmak gerekiyor?
tamam, aramızda kalsın, bu aralar biraz ' deli ' yim..
iyiyim, şükürler olsun..
ama deliyim işte..
komiğim hatta.
ama, aramızda kalsın bakın, herkes bilsin istemiyorum zira..
diyorsunuz ki, daha çok güncelleme, daha çok fotoğraf, daha çok yazı istiyoruz!!
şahanesiniz :)
ben de istiyorum, nasıl olacak?
kocaman kocaman fotoğraflar sunmak istiyorum size,
böyle uzun uzun yazılar...
şimdilik buna şükür : ama söz, elimden geleni yapacağım -
hem ben de çok seviyorum burayı, site sanki benim değil de, bizim gibi geliyor..
ne güzel yahu..
sefamız olsun..
bir de : ' Kasım geldi, hani güzel şeyler olacaktı, hiçbir şey olduğu yok ' diyenler var..
karıştırmayın orasını...azıcık sabır..
hepimiz biliyoruz : güzel şeyler olur.
her zaman değil : bazen...
Kasım'da olacak.
en azından her sabah kalkıp, güne ' merhaba ' diyeceğiz güzel bir şekilde inşallah...
en azından, bir çocuk göreceğiz, gülümseyeceğiz..
hatta, belki, özlediğimiz birini göreceğiz..
yine, aramızda kalsın ama..belli mi olur, bir gün bir uyanacağız ve o akşam eve geldiğimizde bir bakacağız aklımıza biri düşmüş..
olmadı mı bunlar hiç??
oldu...
haksızlık etmek yok..
yine olacak..
b-i-l-i-y-o-r-u-m.
hem, dünyaya bir daha geleceğimiz garanti mi...
ertele ertele, nereye kadar?
hiç..
akıllı olmak lazım..
çok ciddiyim.
kızdırmayın beni, hadi bakayım, hayat akıp gitsin, biz böyle bakalım..
olmaz..
bakın, vallahi çok kızarım..
hem deliyim de bu aralar zaten : küserim..
aslında bu deli olma meselesi, kendimle barış imzalamama paralel olarak ortaya çıktı..
siz de bunun burada bizzat şahitlerisiniz...
bazen kendimizi hiç dinlemiyoruz ya..
o dönemler vardı, geçti.
siz de, haydi..
siz de deliriverin azıcık, kendinizi dinleyin, kendinizle dalga geçin, biraz izin verin kendinize..
ben öyle yaptım.
bazı dosyaları kapattım, gittim yaktım..
yeni dosyalar aldım, yepyeni kağıtlar taktım içlerine...
kimbilir neler yazacağım o kağıtlara...
haydi, dosyaları hazırlayalım yepyeni olsunlar, rengarenk..köşe süsü yapmak serbest..
..........
çenem düştü gene, gitmeden bir tavsiye, okumayanlar varsa : Zemberekkuşu'nun Güncesi...
ben bu aralar onu okuyorum, pek güzelmiş..
Cuma geldi.
sonra haftasonu.
yeni kağıtlarımıza yazdıklarımız güzel, içimiz huzur dolu olsun...
hadi şekerler, hayırlısıyla Pazartesi - olmadı Salı burada görüşmek üzere..
sevgiyle.