Cunda'dan Kareler
Türkiye'nin ilk Boğaz Köprüsü'nden geçtiniz mi siz? Ben geçtim..Ayvalık'tan Cunda'ya giderken geçiliyor, bir de tabela koymuşlar ' Türkiye'nin ilk Boğaz Köprüsü ' diye..çok şirin :)
Cunda buram buram Rum kültürü kokuyor, sessiz, sakin, huzur veren bir yer. insanlari pek tatli. Dibek kahvemizi de içtik.. Sonunda kabak çiçeği dolması, papalina, deniz börülcesi, lor tatlısı, sakızlı dondurma yedim..güzel sohbetler yaptım, kahkahalar attım da geldim..Taksiyarhis Kilisesi'ni ziyaret ettim ( böyle bir güzelliğin bu kadar bakımsız kalmış olması ve yıkılma tehlikesine karşı içeri girmek yasaktır yazısının orada duruyor olması utandırdı beni ), biraz da fotoğraf çektim üzerinize afiyet..Cumartesi gecesi Cunda'da yemeğe gittik, rakılarımızı yudumlarken, elektrikler kesildi, bütün gece de elektrik gelmedi, meğer trajikomik bir olay olmuş da 13 kentimizde birden elektrikler kesilmiş..eee tabii benim Cunda'ya gittiğim geceyi buldu hepsi..Bunlar fotoğraflardan ilk grup, temiz Ege kokusunu içinize çekin...dahası da var..yakında...





Sevgili Serpil, hosgeldin :)) cok tesekkur ederim!!
Merhaba Mehmet : en guzelini yapmissiniz, hem de cadirla! oralarda elektrik cok kesilirmis, olsun varsin, elektriksiz de cok guzel oralar :)
Posted by: zeynep | Monday, July 02, 2007 at 20:48
bu resimlere bakarak gecen yazımı hatırladım cunda günlerini.
bende ilk boğaz köprüsünden gectim. anlaşılan muhtemelen aynı zamanlarda cundaya gitmişiz bende elektriğin kesildği zamanlarda gitmiştim. bizimki sadece kafa dinlemek ve o soğuk suda yüzmekti. ev arkadaşımla aldık çadırımızı bursadan cıktık yolla ve mukemmel bi hafta . ben en cok denizin içinde ki balıklara bayıldım onları izlemek mükemmel birşey.
Posted by: Mehmet | Friday, June 29, 2007 at 22:34
My dear Amirah,
thank you! when u come to turkey again, you have to see those places, too! By the way, yesterday I was in Sultanahmet and i remembered our short visit :)
have a nice week!
Luv.
Posted by: zeynep | Monday, July 10, 2006 at 11:01
these photos are so gorgeous zeynep. they brightened up my day just like a rainbow. thank you so much. *hugs*.
Posted by: amirah | Saturday, July 08, 2006 at 17:09
Hanifecigim ben de girmedim ki kiliseye, yine kapalı, çökme tehlikesine karşı..makinayı parmaklıklardan içeri sokup oyle cekebildim fotografları..optum canım seni ve tatlı Egecigimi.
Posted by: zeynep | Friday, July 07, 2006 at 12:14
Zeynep'cigim,
Sen cok yasa. Anilarim tazelendi. Gecen sene ne guzeldi Ayvalik. Hasret kaldim simdiden. Fotograflarin giderdi biraz hasretimi.
Ben kiliseye girememistim ama kapaliydi:(
Opuldunuz:)
Posted by: hanife | Friday, July 07, 2006 at 00:43
Oktavius, belki de daha hos olmustur dedigin gibi, ama gece cunda nasıl gorunur tam bilmiyorum, cok karanlıktı!!! kazdaglari, canakkale ilk hedeflerimden biri, hem orada arkadaslarım var, deniz kıyısına masa atacakmısız gidersem :) rakı da varmıs :) sen beni merak etme, bilmiyor musun kac senedir, olur oyle arada med-cezirlerim...sevgiyle kal..
Posted by: zeynep | Wednesday, July 05, 2006 at 14:48
ooo.demek bizim zeynepçelebi nin göremeyip bizim önce tavaf ettiğimiz yerlerde varmış demek ( 3 defa hehe)...cunda ooofff. İyi ki elektrik kesilmiş..bence daha hoş olmuş..biz artık zeynebimizi Zeusun truva savaşını izlediği yerlerde görmek istiyoruz. ki kaz dağlarının tepe noktasını onun kamerasından seyretme imkanı bulalım...iyi ki döndün, galiba gidişinden iyi döndün..(az merakta bırakıp gitmiştinde :))
Posted by: can | Wednesday, July 05, 2006 at 12:16
Ah Arzucum Ah...cok haklısın..bir sürü üzücü olay oluyor bu ara...aslında hep oluyor da biz görmüyoruz, bilmiyoruz..ben de Filistin ve israil'e üzülüyorum bu ara...oradaki cocuklara...düşmanlık ne biçim birşey...aklım almıyor yahu kar ortakcım, birşeyler yapmalı diyorum, yapamıyorum, oturup kalıyorum..
TDcim, evet iyi geldi denebilir, bir sürü güzel anım oluyor, topluyorum işte :)
Sibelcigim, teşekkür ederim, sevgi ve mutluluk yanında olsun hep..
Posted by: zeynep | Tuesday, July 04, 2006 at 21:52
zeynepcim harika fotograflar.yandaki deniz kabuklari,bayrilirim zaten..ellerine saglik,sevgiler..
Posted by: sibel | Tuesday, July 04, 2006 at 20:50
tahmin ederim zaten,gece bin,sabah in,dayak yemis gibi oluyor insan.Iki gün kendine gelemiyorsun.Söyleseydin jeti yollardim :)
Yorucu falan ama iyi gelmis anlasilan.Mühim olan da bu sanirim.
Posted by: Mr TD | Tuesday, July 04, 2006 at 18:10
Cundalı Kar Ortağım da dönmüş.
Ne güzel fotoğraflar öyle, bayıldım hepsine. Dilaraus'un çantasına bende girmek istiyorum. Ne güzel olur. Hatta aslında bendeniz yemek kursu, lisan kursu olan bir yere gitse. Bir taş iki kuş yapsa.
Canım ormanlarımızı yakıyorlar. Yerlerine yeni çirkin yapıları inşa etmek için. Mimari yok, tasarım yok. Zaten sıfır. kare veya dikdörtgen kutular yapıyorlar, hersene üzerine birtane daha ıkmak içinde boynuz gibi duran demirleri bırakıyorlar. Zaten ilk katın bitmeside, sıvası, tuğlası, görüntü çirkinliğide ayrı bir dert. Of bak gene derin meselelere girdim...Hemen çıkıyorum. Hoş geldin, sefalar ve güzel fotoğraflar getirdin.
Cunda gerçekten korunması gereken bambaşka bir mekan.
Zamanla insan vücudundaki heryara iyleşiyor.Sevgiler...
Posted by: arzubrumendi | Tuesday, July 04, 2006 at 17:20
Ay TD guldum gene, oyle ot degil canım, degisik degisik yemekler icin otlar vardı, Ayvalık'ın denizi de guzel, buz gibi ama cok hostu. donus biraz yorucu oldu, otobus uzun suruyor ama iyiydi ya, haftasonu icin oyle uzak biryer secersek boyle olur di mi ama. kaldırımlar dedigin gibi pek minik ama gitsen cok seversin, eminim.
Aysegul Sultancıgım, Datca ha...hmmm..bir dusunelim. sizinle biryerlere gitmek istedigimi biliyorsun di mi :) hem de cok!! ama bu sene sadece haftasonu kacamakları yapabilirim zira Ekim'e dogru uzun seyahatler beni bekliyor. dilerim Cundaya da gidersin ilk fırsatta cunku cok keyifli.
Dilaracıgım hala bomba gibi degilim, hayırdır insallah yaa...beni de cantana atsana..soyle bir NY city havası iyi gelir belki bana...ah ah..
Didemcim, bir dahaki gelisine insallah, petrol kralını gezdiririz birlikte :) kırk kere dersem olacak!
Posted by: zeynep | Tuesday, July 04, 2006 at 16:27
mayis ayinda gitmeyi planliyordum ama kismet omayi bu cennet mekana. bsaka bir bahara artik.
Posted by: didem | Tuesday, July 04, 2006 at 16:16
canım iyi ettin...
o kadar konuştuk yapamadık bak biz.. güzel olmuş, sana da bu ara iyi gelmiştir.
nasıl? kendini bomba gibi hissediyor musun bari;)
Posted by: dilayra | Tuesday, July 04, 2006 at 12:17
Sevgili Zeynep,
Çoook iyi etmişin cunda' ya gitmekle..
Yıllardır cunda' ya gitmek isterim kısmet olmadı..
Resimler çok güzel, kıskandım:)
Eylül' de senden Datça kaçamağı bekliyoruz..
Çokk öptüm.
Posted by: Ayşegül Sultan | Tuesday, July 04, 2006 at 12:10
Hosgeldin,
bizde merak ettik,ama simdi yolyorgunlugu vardir dedim,yakinda cikar ortaya nasil olsa :)
Kapinin rengi ve ciceklerini rengi nasil uymus ama birbirine di mi?
Hele saldalyenin ayaklari genisligindeki kaldirimlar,ve bir de o büyüklükte masa :)
Pazarda "iyi" otlardan da varmiydi,sarilan cinsden :)
Ayvalik benim kuzenimin mekani anlata anlata bitiremez,gitmek kismet olmadi oraya da hala,ama ön arastirma yapmis gibi olduk bugün sayende.
Su asma üzümleri hep gördügümde bir tane alip tadina bakmak gelir icinmden ama her seferde eksilikten beynim büzülür :)
Sen kimbilir baska ne fotograflar cekmissindir, kesin baska yerlerde görürüz yakinda ;)
tekrar hosgeldin,
Imza
Comment canavari
Posted by: Mr TD | Tuesday, July 04, 2006 at 11:31
Ezgicim, rica ederim ne demek..bu sakızlı dondurma cok guzel vallahi..
Barış hoşgeldin, Cundayı ben de ilk kez gördüm, sessiz sakin, pek keyifli..Amy Tan ise gerçekten çok başarılı. bu kitabı yeni herhalde, benim okudugum, tavsiye ederim.
Ah tugcecigim, hiç kıyamam, ilerde gidersin ne de olsa, hem o zamana belki bir de fotograf makinan olur di mi ama!
Posted by: zeynep | Tuesday, July 04, 2006 at 11:21
Var mi Ege gibisi dimi ya:) Ben de Cunda'ya gidecektim mayista ama rahatsizlandigim icin beni birakmislardi evde:(
Posted by: Tugce | Tuesday, July 04, 2006 at 11:17
Enfes fotoğraflar! Gitmiş kadar oldum diyemem ama içimde, şu ana kadar isminde öte bir şey bilmediğim Cunda'yı görmek için kuvvetli bir istek oluştuğunu da inkâr etmeyeceğim. Amy Tan harikadır bu arada .)
İyi günler .)
Posted by: Barış | Tuesday, July 04, 2006 at 11:00
Sevgili Zeynep, Cunda Rüzgarı ile sakızlı dondurma aroması çarptı yüzüme...
Çocukluğuma döndüm... Teşekkür ederim yeniden...
Posted by: Ezgi | Tuesday, July 04, 2006 at 10:38
Yıldızcım, aynı anda yazmısız, aaaaaaaaaa yangın mı cıkmıs,, dun uyuyup kaldıgım için duymadım...hay allah :((((
hep mi boyle olacak yaz mevsimi gelince...:(
Posted by: zeynep | Tuesday, July 04, 2006 at 10:20
Yesimcigim, darısı basına. pazara gitmeden olur mu ya :) öyle güzel otlar vardı ki pazarda, zeytinyağı ve zeytin kokuları içinde çok keyifliydi. ben de sana ve nevacıgıma guzel bir hafta dilerim.
Adascıgım, ilk kesilince elektrikler herkes bir alkıştır kopardı, sonra baktılar saatler geçti elektrikler gelmiyor, homurdanmalar başladı..kötü bir durum tabii ama olsun yapacak birsey yok..amca cok tatlı ve cok kibardı, uzaktan fotografını cekmeden yapamadım :) optum canım seni, keyfin bol olsun.
Posted by: zeynep | Tuesday, July 04, 2006 at 10:19
iyi gelmiş sana bu haftosunu tatili belli :) Hep daim olsun mutluluğumuz inşallah.
Ama ne yazık ki, dün geceden beri Ayvalık cayır cayır yanıyor. Ne yazık, çok yazık :(
Posted by: Yildiz | Tuesday, July 04, 2006 at 10:17
adaşçığım ohhh sabah sabah içim açıldı gene, kalbinin güzellikleri buraya da yansımış, cumartesi gecesi neydi ama gerçi biraz da iyi oldu böylece gökyüzündeki yıldızların dansını seyrettik....;)
üzüm salkımı ve sokaklar süper...
ellerine ve yüreğine sağlık:)
amca da ne güzel içiyor sigarasını keyifle, buram buram...
Posted by: zyn₪p | Tuesday, July 04, 2006 at 10:15