Gidişler var.
Sonunda ‘ hayırlısıyla ‘ dönüşleri olan. Dönüşlerinde, ceplerime mutluluk, bir
sürü anı, bir sürü hikaye doldurup dönmemi umut eden gidişler.
Gidişler umut
dolu. Dönüşleri çok sevmeyen, yine de dönüşleri dileyen, gidişler.
gidişlerin
durduramadığı kalışlar var.
Dönüşleri olmayan.
Düşleri olmayan.
Kalan.
Bir zamanlar
sevişler vardı. Gidip de dönüşleri artık olmayan.
Sevişlerin yerini
alan gidişler.
Seni sana
anlatan gidişler. Bir zamanların sevmelerini itinayla yok eden ve tutkunu
olduğum gidişler.
Gidişlerle
üzerini örttüğüm, kaçışlar var. Kaçışlarla üzerini örttüğüm, başkaları. Belki
kendim. ‘ ben ‘ var.
Zamana
ihtiyacım olduğunu düşündüğüm ‘ zamanlar ‘.
Anlamı bulmaya
çok yaklaşmışken, aslında bu yakınlaşmanın ve anlamın ilüzyon olduğunu
hissettiğim zamanlar.
Tekrar en
baştan başlamamı gerektiren, sakinliği tembihleyen zamanlar.
Sakin
olamadığım, korktuğum, durduğum zamanlar.
Kurgulardan
bıktığım, gerçekleri aradığım, gerçekleri bulunca da, gerçek olduklarına
inanmak istemediğim zamanlar.
Belki, çok da
anlamadığım,
Sanırsın anlamamak
için uğraştığım, bu yüzden bekleyişler, kalışlar arasında bir yerlerde öylece
durduğum zamanlar.
Beni bana,
seni sana anlatan, anlatan, anlatan, ama bir türlü beni sana, seni bana
anlatmayan, yine de susmayan zamanlar.
Beni benimle,
seni seninle bırakan ve asla bir araya gelmemize izin vermeyecek zamanlar.
Evet – uzak zamanlar.
İşte bu uzak
zamanlardan bir kesit tam bu an. Ben, bu yazıyı yazarken, sen bu yazıyı
okurken. Kendi kalışlarımız, kendi sevişlerimiz ve kaçışlarımız arasında sakin
olamadığımız, bu an. Zeynep – kendini dinlesin, sen kendini diyen ama aslında
kendimizi dinlemekten bıkmış, gerçeklerin bunlar olmayacağını düşündüğümüzü de
bilen zamanlar.
Ben, zamanların bu kesitinde bir ay kadar burada olmayacağım.
Mart ortasına
kadar. Amacım, seni seninle bırakmak veya kendimi içime hapsetmek, zamanlara
yenik düşmek değil. Önce biraz durmak , sonra biraz gitmek düşlerin peşinden.
Sonra dönmek ve kısmetse sakin olmak. Sonra yeniden başlamak.
Evet –
hatırlıyor musun, bir de ‘ başlangıçlar ‘ var...