Sizin oralara kar yağmış. Duydum.
Kar gelmiyor buraya, Arap Denizi'nin kıyısındaki bu büyülü kente...
Siz oralarda kar tanelerini izlerken, ben, evimden gökyüzünü seyrediyorum mum ışığında. Pencerenin kenarında Ganesh, oturmuş beni izliyor. Gökyüzünde, onun bana o karanlık gecede teker teker anlattığı yıldızlar, evimdeki mumlarla ve tapınağın mavi ışığıyla birleşip aydınlatıyorlar geceyi.
Mumbai, bana iyi bakıyor...Komşularım her gece kapıları açık oturuyor, benimle sohbet ediyor, takside giderken enerjisizim dediğimde yanımdaki arkadaşım bana değişik yoga ipuçları veriyor, ofiste yaktığım tütsüler, astığım posterler devlet binasını tapınağa çevirse de herkesin hoşuna gidiyor, pazardaki herkes dövmelerime bayılıyor, sabah işe giderken yolda karşılaştığım dede beni kutsuyor, apartman boşluğunda uyuyan adamların üzerinden atlayıp evime ulaştığımda, yüzümde bir tebessüm oluyor...Şükürler olsun...Bu mucizevi hediyeyi bana veren güce, her gün teşekkür ediyorum ve herşeyi ona bırakıyorum....Senaryonun başı, sonu ona ait...Bana kalan, kalbimi açmak....( biraz fazla açmış olabilirim - imdat.. )
Buraya yazdıklarımın gücüne ve sihrine inandım her zaman, bu yüzden, aşk da güzel olsun diye dileğimi yazıyorum ...Sanki artık, bunca yol gelmiş, herşeye yeniden başlamışken, güzel bir aşk yakışır bu satırlara...İnşallah...
Siz, kar yağarken, ben Mumbai rüzgarlarla serinlerken, beni gülümsetip dururken, aşkla, sağlıkla, mutlulukla dolalım dilerim....
Amin...
